ÖZ KIZINA CİNSEL İSTİSMARA 9 YIL HAPİS!

12 Mayıs 2026 Salı 17:23

Mersin’de 16 yaşındaki öz kızına yönelik cinsel taciz iddiasıyla yargılanan babaya 9 yıl hapis cezası çıktı. Verilen karara tepki gösteren anne ve avukatlar, sanığın üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti.

Mersin’de 6 yaşından itibaren çocuğuna uzun yıllar cinsel istismarda bulunduğu iddia edilen baba E.K.’nin yargılanmasında karar çıktı. Mersin 4. Ağır Ceza Mahallesi’nde görülen karar duruşmasına sanık baba, anne ve avukatlar katıldı. Anne ve avukatları, sanığın tutuklanmasını talep ederken, en ağır cezayı almasını istedi. Mahkeme heyeti sanığa, 2 ayrı taciz suçundan 9 yıl hapis cezasına çarptırdı.

 

ANNE VE AVUKATLAR CEZAYA TEPKİ GÖSTERDİ

Çocuğun anne ve avukatları, cezaya tepki gösterdi. Mersin Adliyesi önünde bir araya gelen anne ve avukatlar, sanığın en üst sınırdan ceza almasını istedi. Mersin Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Duygu Akat Özkale, taciz suçlarından yargılanan sanığa mahkumiyet kararı verildiğini belirterek, “Mahkeme sanığa toplamda 9 yıl hapis cezasıyla tutuklanmasını hükmetmiştir. Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak davanın en başından itibaren dosyayı takip etmekteyiz. Ancak mahkemeye sunmuş olduğumuz katılma taleplerimiz her zamanki gibi reddedilmiştir. Bizler çocuğun üstün yararını koruma görevimiz gereği dosyayı en başından itibaren takip ettik. Gözlemci sıfatıyla takip ettiğimizde görmüş olduğumuz hususlar şu şekildedir. Sanığın mağdura yönelik hem fiziksel istismarı hem görüntü ve görüşme sırasında gerçekleştirdiği cinsel taciz eylemleri bilirkişi raporları ve somut delillerle dosya içerisinde mevcut olmasına rağmen dosya içerisinde tutuklamaya yönelik herhangi bir karar, karar aşamasına kadar getirilmemiştir. Ayrıca istismar eylemlerini dijital ortamda ve uzmanlar tarafından somutlaştırıldığı halde bu dosyada sanığın karar anına kadar tutuksuz yargılanması, etkin kovuşturma ilkesinin ihlalidir. Mahkeme ancak hükümle birlikte tutuklamaya karar vermiş olmuş, bize sürecin en başından itibaren dile getirdiğimiz tutuklamanın gerekliliği konusundaki uyarılarımızın ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir. Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi olarak işletilen bu tutuksuz yargılama sürecini eleştiriyor, çocuk istismarı vakalarında cezasızlık algısı yaratan her türlü uygulamanın karşısında duracağımızı ve sanığın hak ettiği en ağır cezayı alması için davanın ilerdeki süreçte de takip edeceğiz” dedi.

 

“EN ÜST NOKTADAN CEZALANDIRILMASI GEREKTİĞİ KANAATİNDEYİZ”

Mersin Kadın Hakları Merkezi Başkanı Gülce Dida Çavdar ise “Bizim bu tip dosyalara katılma taleplerimiz genellikle reddediliyor. Ancak biz tip dosyalarda Mersin Barosu olarak takip etmekten vazgeçmiyoruz. Gözlemci sıfatıyla bütün dosyaların takibini yapıyoruz. Söz konusu bu dosyayla ilgili olarak çocuğa karşı cinsel istismar ve cinsel taciz suçlarından mahkumiyet kararı verilmiş olması önemli bir karar ancak alt sınırdan uzaklaşıp, biz üst sınırdan ceza verilmesini talep etmiştik. Mahkeme heyeti maalesef ki üst sınırdan ceza vermedi. Konu öz babanın, öz kızına karşı yapmış olduğu cinsel istismar vakası söz konusu. Bu tip dosyaların mahkeme heyetleri tarafından vicdani kanaat daha fazla getirerek en üst yerden cezalandırılması gerektiğini kanaatindeyiz. Dosyada mağdurun yalnızca 14 yaşında çocuk olduğu gerçeği ve hali hazırda 16 yaşında bir genç kız olduğu gerçeği göz önüne alarak, aynı zamanda toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin en ağır sonuçlarına maruz bırakılan bir genç kız olduğu açıktır. Üstelik failin mağdur ile arasındaki yakınlığı öz baba, öz kız ilişkisidir. Suçun yarattığı psikolojik ve sosyal yıkım çok daha fazla ağırdır. Çocukların üstün yararı ve kadınların yaşam hakkı ile beden dokunulmazlığı hükümlülüğü karşısında bu tür suçlarda alt sınırdan ceza verilmesi toplum vicdanını zedelemekte, cezasızlık algısını güçlendirmektedir. Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi olarak sürecin takipçiyiz” ifadelerini kullandı.

 

“ADALET SAĞLANMASINI İSTİYORUM”

Anne F.K. da adalet istediğini belirterek, “Cezayı çok buldum. Çocuğum sesini duyurmak için savaş mücadelesi vermeye devam edeceğim. Ben susan bir anne değilim, susmayacağım. Evladım için elimden gelen herşeyi yapacağım. Benim çocuğumun sağlığını bu olay yıpratmış durumda. Dilerim Allah’tan en ağır cezayı alsın. Ben adalet sağlanmasını istiyorum. Benim çocuğum çok ağır bir travma yaşıyor. Sizlerden isteğim yanımızda olun ve sesimizi duyurun” şeklinde konuştu.